Minimum arıza ile maksimum verimlilik elde etmek için bir işletmede yer alan makine teçhizatların bakımına ne kadarlık bir bütçe ayırmak gerekir?
“Minimum arıza ile maksimum verimlilik elde etmek”
İçinde barındırdığı gizli tehlikeyi farkettiniz mi?
Planlı bakım kavramı tüm ilgili kişilerin bildiği basit bir açıklama ile; makine teçhizatın ihtiyacı olan bakımları yaparak olası arızaların önüne geçmektir. Bunun için başlangıç adımı makineye ait bakım kılavuzunu inceleyerek bakım talimatı oluşturmaktır. Bakımların durumuna göre periyodlar oluşturmak ve günü gelen bakımı gerçekleştirmektir. Bu döngü devam ettikçe makinenin bakımları planlanmış ve yapılmış olup, arıza çıkma olasılığının düşmesi beklenmektedir. Bunun adına koruyucu bakım da denilmektedir. Koruyucu bakımın bir üst evresi; planlanan bakımlar yapılırken, oluşan arızaların durumu ve makinenin kullanım süresi baz alınır ve tecrübe edilen hususlar bakım talimatlarına girilir. Makineler sürekli takip altında tutulur ve ara bakımlarla desteklenebilir. İlgili makinelerin parçalarının yedeklerini tutar ve bakım esnasında hazır bulundurulan yedek malzemeleri kullanarak daha bozulmadan değiştiririz. Bu sayede arıza yapacak malzemeyi önceden değiştirerek olası arızanın önüne geçmiş oluruz. Tecrübelerimiz arttıkça ekonomik ömrü tükenmeden değiştireceğimiz malzemeleri daha sağlıklı tespit eder ve periyodik olarak yeniler, sürprizlerle karşılaşmamış oluruz. Bu sayede makinenin kullanım şartlarına göre bakım kılavuzunda belirtilen bakımlardan daha da kaliteli bir uygulama yapılmış olur. Bunun adına Kestirimci Bakım da denilmektedir.
Literatürde, basitçe anlattığım süreç bir çok teknik terimlerle sınıflandırılmış ve değişik teorilerle bakım sürecine yeni şekiller verilmiştir. Buraya kadar her şey mükemmel; işletmemizde kullandığımız tüm makine teçhizatlar için planlı bakım süreçleri oluşturuldu, uygulandı…
Peki ne kadar harcandı?
Şimdi tekrar sorulduğunda;
“Minimum arıza ile maksimum verimlilik elde etmek”
İçinde barındırdığı gizli tehlikeyi fark ettiniz mi? gizli tehlike MALİYET olur.
Etkili planlı bakım süreci sonucunda “optimum arıza duruş süreleri ile optimum verimlilik” elde etmek amaçlanmalıdır. Kulağa hoş gelmese de bu süreçte makinenin bazen arıza yapması beklenecektir. Rulman arızası istemiyorsak bozulmadan değiştirmek isteriz ve buna göre bakım planları yaparız. Peki rulman özel ve pahalı ise, yedeğim var ve arıza yaptığı taktirde herhangi bir ürün bozukluğuna sebep olmuyor ise, motor yanma sorunu yok, rulmanın bozulduğunu sesinden anlayabilir ve değişimi kısa sürüyor ise bu rulmanı bakımda mı değiştirmeliyim, yoksa arıza yapmasını bekleyip o zaman mı değiştirmeliyim? İnanın arızalandığında değiştiririm dediğim bir rulman fazladan 2 yıldır çalışıyor. Yani şimdiden bir rulman karım var.
Etkili planlı bakım sürecimizi bir sınıf daha kaliteli hale getirmek de mümkün. Bundan sonraki bakış açımız, makinelerdeki parçalarla birlikte makinenin kendisi olacaktır.
Hangi makine benim için daha önemli? Hangi makinemin duruşuna tahammülüm yok? Bakım bütçemi hangi makinelere yönlendirmeliyim?
En çok sipariş aldığım ürünleri ürettiğim veya arıza duruş sonrası en çok ürünümün bozulduğu üretim hattı, bakımı en çok hak eden üretim hattıdır. Çalıştığı sürece işletmeye kar getiren, durduğu sürece kardan çaldığı gibi zarar ettiren bu hattın üzerine titremeliyim. Bakım bütçemin büyük çoğunluğunu bu hatta ayırmalıyım, bu hat duruyorsa başka hiçbir şeyle uğraşmadan müdahale etmeliyim. Bakımlarını mümkün olduğunca kısa sürede ve en etkili şekilde gerçekleştirmeliyim. Sırf bu hattın bakımı için belki ayrıca bir protokol oluşturmalıyım.
Mükemmel oldu… yeter mi? hayır…..
Şimdi bir üst kalite sınıfına geçelim isterseniz. Planlı bakım süreci, bir işletme için ürün kadar, üretim süreci kadar önemli bir süreçtir. Ama daha önemli değildir. Hangi makineye daha fazla önem verileceği bakım sürecinin kendince karar vereceği bir durum değildir çünkü. Bunu belirleyebilmek için iletişime ihtiyacı vardır. Süreçlerin tümüne hakim olması gerekir. Süreçlerdeki önem sırasındaki anlık değişimleri hemen algılayabilmeye ihtiyacı vardır. Sonuç odaklı düşünürsek maliyete etki eden her faaliyetin birlikte düşünülmesi gereken bir sistem kurmak en faydalısı olacaktır.
Toplamda her hususun ele alındığı bir süreç. Bakım faaliyetlerini ayrıca değerlendirmek değil; içerisinde üretilen üründen tutun, proses, sevkiyat süreci, satış, makine kullanıcıları, satın alma süreci, temizlik faaliyetleri, bakım personeli gibi tüm faktörlerin barındığı bir sistem kurmak gerekir. Önem arz eden herhangi bir makine değil, bizi sonuca ulaştıracak süreçte, önem arz eden herhangi bir durum söz konusudur artık.
Bakım sürecinde çok önemli bir makine seçilen forklift, sevkiyatla ilgili yapılan yeni anlaşma ile veya sevkiyatın mevsimsel değişimine göre zaman gelecek en önemsiz kategorisine girebilecek. Kiralama sistemi bile düşünülecek, yatırım yapılmayacaktır belki de. Yada üretim hatlarından bakım sürecinde önemsiz azledilen bir makine, yeni alınan ve oldukça karlı bir sipariş için en önemli kategorisine girmesi gerekecek. Üzerine titrediğimiz hat birden çoğalacaktır. Dolayısı ile kurduğumuz sistem süreçler arası haberleşmeyi de sağlamak zorundadır. Tüm süreçlere neye hizmet etmesi gerektiğini anlık olarak iletmeli ve gerekli koordinasyonu sağlamalıdır.
Tam bu noktada, yukarıda anlatılan bakım sürecinin, halkanın bir parçası olduğu ve asla tek başına düşünülmemesi gerektiği net olarak görülebilmektedir.
Toplamda sistemi Verimli Yönetmek lazım. Bir bakım sürecinden öte yönetim stratejisinden bahsediyorum. Herhangi bir sistemin adı olarak bahsetmiyorum. İçeriğini her işletme kendine göre doldurmalıdır. Amaç kar etmek, amaç maliyetleri düşürmek ve bu yolda ancak geniş ve esnek düşünce yapısı ile başarılı olunabilir. Minimum arıza duruş oranı ile maksimum verimlilik elde etmek düşüncesi dar bir bakıştır. Optimum algısı, içerisinde tüm süreçleri barındırır. Fayda maliyet esaslıdır. Değişkenlikleri çabuk algılayıp, çabuk ayak uyulmasını sağlar. Sonunda kar eden sadece süreç değil, işletmenin tamamıdır!
Esat ÖZDEMİRKAN
04.05.2014
